Eğri Oturup, Doğru Konuşalım Mı?

Kayserispor, taraftar nezdinde sahipsiz değil evet. Ama yönetim konusunda maalesef sahipsiz. Değil başkan, yönetime yazacak isim bile bulmakta zorlanıyoruz.

Son söyleyeceğimi başta söyleyeyim.
Bu yazı; bir yerlere cevap ya da birilerinin sözcülüğünü yapmak için değil.
Tamamen içimden gelen durum değerlendirmesi.

Konuya şöyle başlayayım.
Çok değil, bugün bir dost oturmasında soruldu:
Hangi takımlısın.
-Kayserispor
Öyle değil, şampiyonlukta hangi takımı destekliyorsun.
-Abi, o dönemler geçeli çok oldu. Tek desteklediğim takım var, Kayserispor. Ama Avrupa'da her Türk takımını destekliyorum.

Şimdi bu hikayeyle birlikte bir Kayserisporlu olarak, benim de söz söyleme hakkım olduğunu düşünüyorum.

Kayserispor'un üzerinde her birey kadar söz hakkı olan taraftarın, bir araya gelince bireylerden daha fazla söz hakkı olan grubu Kapalı Kale'den günlerdir beklediğim açıklama geldi.

Hem futbolcusuna, hem yöneticisine hem de şehrine ayar veren bir açıklama..
Sonunda da ''Bu takım sahipsiz değildir'' ifadesine yer verilmiş.

Öncelikle bunu sorgulamak istedim.

Taraftar nezdinde evet.
Kesinlikle sahipsiz değil de; yönetim nezdinde kim sahibi?
Bu yönetim çok değil daha bir kaç ay önce Olağanüstü Genel Kurul kararı almadı mı?
Ben kimseyi görmedim aday.
Ne bir aday, ne bir topluluk çıkıp, ''Kayserispor sahipsiz değildir. Adayım'' demedi.

Genel kurul bile sen ben bizim oğlan şeklinde oldu.
Yöneticiler, Kapalı Kale, protokol ve basın mensupları.

Ben söyleyeyim.
Bu takım sahipsizdir.
Sahipsiz olduğu için, istifa eden Nurettin Açıkalın yeniden aday oldu.
Arşivlerde var, ''Yeniden aday olmak için istifa etmedim'' diye. Bu sözden bile cesaret alıp aday çıkmadı.
Zaten değil başkan, yönetime yazacak isim bile bulunamadığını artık, Türkiye biliyor.

Gelelim esas sorun gibi gösterilen paraya.
Ligde sadece 4 galibiyeti bulunan futbolcular para için oynamıyorsa, Cuma günü aldıkları yaklaşık 1 Milyon Euro paranın hatırına neden oynamadılar.
Maç öncesi yazmayayım reklam gibi olmasın dedim, peşine alınan yenilgi gölge düşürdü yazmadım.
55 Milyon futbolculara olmak üzere toplam 104 milyon TL ödeme yapılan bir kulüpte hala oyuncular oynamama sorununu para olarak gösteriyorsa; bu hak savunmak değil ihanettir.

Bilal'in yediği gol, eğer geciken maaşından ötürü oluşan ciddiyetsizliğinden ise..
Cardoso'nun geçen sezonu aratan futbolu alamadığı maaşından ise..
Galatasaray maçı için verilen 1 milyon TL'lik prim için neden oynamadılar.

10 kişi kalmış ligin son sırasındaki takımı 1-0 yenince çıldırmışçasına sevinen futbolcular, o maçtan önce maaş mı almıştı?
Sonuncuyu yenince sorun para değil de, Kasımpaşa'ya yenilince mi sorun para?

Bu sezon başından itibaren yönetimin en çok yaptığı 2 şey:
3 kez hoca değiştirmek.
2 kez genel kurul yapmak.
Ne yapalım, ligin bitimine 5-6 hafta kala genel kurul kararı mı alalım?
Alsak ve hadi yapalım desek, zaten sezon bitiyor.

Velhasıl kelam..
Taraftarın sitemine ve öfkesine sonuna kadar katılmakla birlikte;
Bazı gerçeklerle de yüzleşmek için bu yazıyı yazma gereği duydum.

Kasımpaşa maçı sonrasında da X hesabımdan yazmıştım.
Bu takım küme düşmez.
Kendi iyi futbol oynadığı için değil, rakipleri daha kötü olduğu için.


Ama; küme düşmemek için de artık bahanelere sığınmak yerine, sahada mücadele etmek gerek.

Yönetimi, futbolcusu, taraftarı, medyası, şehri..