SİYASET
Giriş Tarihi : 10-07-2021 11:44   Güncelleme : 10-07-2021 11:44

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Açıklama

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Çözüm sürecini biz başlattık, sonlandıran biz olmadık'

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Açıklama

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bir zamanlar Türkiye'nin 5. sanayi kenti olan Diyarbakır’ın üzerine karabasan gibi bölgenin ve özellikle Kürt kardeşlerimin üstüne terör felaketi çöktü. Türkiye'nin diğer şehirleri gelişip serpilirken Diyarbakır sefalete, yoksulluğa, işsizliğe mahkum edildi. Çözüm sürecini biz başlattık ama biz sonlandırmadık” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Diyarbakır Valiliği önünde 2.5 milyar liralık yüzlerce eserin açılışını yaptı. Burada halka seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyarbakır toprakları üzerinde 10 peygamberin, 500 sahabenin mezarı olduğunu belirterek, “Selahaddin Eyyubi'nin Kudüs fethine giderken feyz aldığı şehir, bu şehri Sultan Alparslan'ın Malazgirt'e giderken surları önünde dua alınan bir şehir. Bu şehir haçlı ordusunu defalarca bozguna uğratan Sultan Kılıçarslan'ın mezarının bulunduğu bir şehir. Bu şehir nice alimlere, gönül sultanlarına, sanatçılara, edebiyatçılara ev sahipliği yapmış, ezelden beri bizim olan ve inşallah ebede kadar da bizim kalacaktır. Kurşunlu Camii bu şehrin ve temsil ettiği değerlerin hizmetkarının da, hasmının da kimler olduğunun en büyük şahididir. Sizler Kurşunlu Camii'ni tahrip edenleri de ona sahip çıkanları da gayet iyi biliyorsunuz. Siz de, buraya gelmeden önce ziyaret ettiğimiz Diyarbakır Anneleri'nin yüreklerini kimlerin yaktığını da gayet iyi biliyorsunuz. Sizden başkalarının evlatlarını dağa ölüme gönderenlerin, kendi evlatlarını yurtdışında nasıl ihtimamla büyüttüklerini, yaşattıklarını da gayet iyi biliyorsunuz. Diyarbakır tarih boyunca hep medeniyetlerin barış ve huzur şehri vefa şehri olmuştur. Bir zamanlar Türkiye'nin 5. sanayi kenti olan ve sanayi kentinden biri olan Diyarbakır'a bir karabasan gibi bölgenin ve özellikle Kürt kardeşlerimin üstüne terör felaketi çöktü. Türkiye'nin diğer şehirleri gelişip serpilirken Diyarbakır sefalete, yoksulluğa, işsizliğe mahkum edildi. Şairleri, âlimleri, tarihi eserleri, surları ile şu güzelim Diyarbakır'ı perişan ettiler. Ak Parti'yi kurduğumuzda buraya geldik ve karşılaştığımız herkese iktidara gelirsek bizden ne istiyorsunuz, diye sorduk. Bize verilen cevap sadece OHAL'i kaldırın yeter şeklindeydi. Sesinize kulak verdik. Ve hükümete gelince ilk iş olarak OHAL'i kaldırdık mı, kaldırdık? Söz verdik, sözümüzü yerine getirdik. Şimdi bir geriye dönük 20 yıllık muhasebe yapalım. Biz ne dedik ne yaptık? Onlar ne dediler? Ne yaptılar biz Diyarbakır'da 2005 yılında size ne isek dün de oradaydık. Bugünde aynı yerdeyiz. Yarın da aynı yerde olacağız” diye konuştu.

“Biz bütün samimiyetimizle barış, kardeşlik, çözüm, adalet dedik”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, terör örgütü PKK ve HDP'ye yüklenerek terör sorununu bitirmek için samimiyetle attıkları tüm adımlara samimiyetsizlikle karşılık verildiğini söyledi. Erdoğan, “Biz tüm samimiyetimizle barış dedik, kardeşlik dedik, çözüm dedik, adalet dedik, hak dedik, özgürlük dedik, demokrasi dedik, biz ret, inkar, asimilasyon politikalarını ortadan kaldırmak için gayret ettik. Hak ve özgürlük eksenli bir yaklaşımla asırlık meselelerin çözümüne yönelik gayret ettik. Peki, bunlar yani terörden beslenenler, terörü destekleyenler, terörü açıkça telin etmekten korkanlar sırtını size değil de terör örgütüne dayayanlar ne yaptı? Gelin bugün hiç eğilmeden, bükülmeden açıkça bunları konuşalım. Gelin bugün utanmadan yüzü kızarmadan bozuk plak gibi sürekli barış, demokrasi, kardeşlik diyenlerin maskelerini hep beraber indirelim. Bunların eş genel başkanı geçenlerde çıkmış, AK Parti kadınların başına gelmiş en büyük felakettir demiş. Şimdi burada, seslenmek istiyorum asıl KCK'sıyla, PKK'sıyla HDP'siyle hep birlikte benim Kürt kardeşlerimin kanını, iliğini sömüren, duygularını istismar eden bu çete son 1 yıldır bu milletin, bu bölgenin, bu halkın başına gelmiş en büyük musibettir. Lafa gelince barış derler. Kardeşlik değerler son 40 yılda öldürdükleri, dağa çıkardıkları teröre ulaştırdıkları, hayatını kararttıkları 50 bin Kürt kardeşimin kanına girenlere soruyorum, bunlar değil miydi bu kanlara girenler. Bu ülkede en çok Kürt kanını PKK dökmedi mi? Bu bölgede köylerin boşalmasına, yakılıp yıkılmasına, kentlerin çökmesine, sanayinin ve ticaretin bitmesine, işindeki gücündeki insanların sefalete sürüklenmesine neden olan bunlar değil mi?” şeklinde konuştu.

“Hangi demokraside seçilmiş belediye başkanı örgüt militanına hesap verir”
PKK'lı teröristlerin HDP'li belediye başkanlarını sorguya çektiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun hangi demokrasiye sığdığını sordu. Erdoğan, “Kurdukları partilerde demokrasi kelimesini hiç eksik etmediler. Peki soruyorum size hangi demokraside seçilmiş milletvekilleri, belediye başkanları, teşkilat yöneticileri, örgüt militanlarına hesap verir? Hangi demokraside devletin yatırım hizmeti için gönderdiği ödenekler yollara mayın döşemek için kullanılır? Hangi demokrasi ile altyapı üstyapı hizmetleri için merkezi yönetimin verdiği araçlar, şehirlerin içinde hendek ve huzur kare çukur kazmak için kullanılır. Hangi demokraside ülkenin aleyhindeki her girişime destek veren bir siyaset anlayışı olur? Bunlar demokrasi savunucusu değil. Demokrasi düşmanıdır. Demokrasi istismarcısıdır. Yakın dönemde biz demokrasi ve özgürlükler konusunda pek çok mücadeleye girdik. Gezi olaylarını hatırlayın. 17/25 olaylarını, emniyet yargı darbe girişimini hatırlayın terör örgütlerinin ülkemizin üzerine salınmasını hatırlayın. Ülkeyi istikrarsızlık batağına sürüklemek için oynanan oyunları hatırlayın. 15 temmuz darbe girişimini hatırlayın. Ekonomimize kurulan tuzakları hatırlayın. Biz bu mücadelenin hepsini de sizlerle birlikte yürüttük ve hamdolsun yine sizlerle birlikte zafere ulaştırdık. Hak ve özgürlük açılımlarını da aynı çizgide yolumuza devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.