Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde görevli Prof. Dr. Ali Ünal'ın hakkında yapılan bir şikayetle başlayan olay, gazeteci Yusuf Agaşe'nin olayın üzerine kararlılıkla gitmesiyle önce emniyet güçlerinin operasyonu, ardından ise yargı sürecine kadar taşınan olaylar silsilesini başlattı.

Kanser hastası Cafer Bıyıklı'nın, kimlik bilgileri kullanılarak milyonlarca liralık sahte reçete düzenlendiğini ve bu ilaçları hiç almadığını ifade etmesiyle ortaya çıkan usulsüzlükte Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele ekiplerinin, Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürüttüğü yaklaşık üç aylık teknik ve fiziki takip sonucunda; sahte rapor ve reçetelerle özellikle yüksek maliyetli kanser ilaçlarının usulsüz şekilde temin edildiği tespit edildi. Bu yöntemle devletin yaklaşık 88,5 milyon TL zarara uğratıldığı belirlendi.

Gerçekleştirilen şafak operasyonunda aralarında eczacılar, ecza deposu çalışanları ve kalfaların bulunduğu 12 şüpheli gözaltına alınmıştı. İlk aşamada şüphelilerden 3 eczacı kalfası tutuklanırken, diğer şüpheliler adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturmanın ikinci aşamasında ise eczacılardan E.A. yeniden gözaltına alınarak tutuklandı.
Dosyanın “örgütlü suç” kapsamında ele alındığı belirtilirken, elde edilen yeni deliller ve ifadeler doğrultusunda soruşturmanın daha da genişleyebileceği değerlendiriliyor.
Olayların başlangıç noktası olarak görülen Prof. Dr. Ali Ünal'ın YÖK tarafından başlayan soruşturmasının ardından davaya dahil olacağı öğrenildi. Ayrıca Ali Ünal'ın yaşanan olayların ardından Erciyes Üniversitesi'yle tüm bağlarını koparttığı bilgisine de ulaşıldı.
Bilindiği üzere Ali Ünal'ın hakkında bir de taciz suçlaması bulunmakta.






