..

Ateş olmayan yerden duman çıkmaz..

İntikamı sevmeyiz ama ödeşmek adettendir.

Köpeği bağlasan da durmaz..

Gibi atasözleri var.
Bu sözlerin yazıyla ilgisi sadece Türk Atasözü olmasıyla alakalı.
Malum konu Türklük ve milliyetçilik.

Atasözlerini bitirip yazıya gelecek olursak, bu satırların muhatabı Ali Hızar ve onun kurduğu Avrupa Kayserili İş Verenler Birliği yani AKİB..

Daha önce de yazdım. Hafızaları yenilemek için yine yazayım.
AKİB, Ali Hızar'ın gurbette yaşayan Kayserilileri bir arada tutarak, ticaret ortaklığı yapmak için kurduğu bir birlik.
Dernek desen değil, vakıf desen hiç değil.
Adı üstünde birlik.

Kayserili ismini öne çıkartarak, bu şehirden daha rahat iş yapmak ve kente yaptığı yatırımlardan kar elde etmeyi planlayan bir topluluk.

Birliğin içindekilerin çoğu, o bizim hafızalardaki saf gurbetçi profilinde.
Çoğu diyorum, çünkü en başta Ali Hızar hariç.
Ona saf diyemem !
Saf olan böyle bir birlik kurup, başına da kendi geçmez.
Hadi geçti diyelim, böyle bir tüzüğe izin vermez.
Başkanı bu denli, güçlü kıldıramaz.

Buradan hareket ederek gelelim konumuza..

AHBAP gündeme geldi.
Bir anda herkes şeffaflığı konuşmaya başladı.

Güzel.
Demek ki hesap sormak normalmiş.
O halde aynı ölçü herkese uygulanmalı.

Avrupa Kayserili İş Verenler Birliği (AKİB) de buna dâhil.
Başkanı da, yönetimi de.

AKİB'in tüzüğü önümde açık haftalardır.
Her okuduğumda, dikkat etmediğim bir ayrıntı gözüme çarpıyor.
Her yeni maddede, yeni bir infial oluşuyor bende.

Mesela, ''Ortak imza'' şeffaflığı koymuş. Ama kendi imzası olmadan asla para çekilemez şartını iliştirmiş.

Masrafları belgeleyebilirseniz; dernekten harcamaları alabilirsiniz demiş.
Ama masrafların oluştuğu gezi ve ziyaret kalemine kendisini yazmış.
Gibi.. Gibi.. Gibi..

Yetti mi?
Yetmedi. Yetmeyecekte. Tüzük, bunun gibi bir çok ilginçliklerle dolu.

Peki, bunca para nereye gidiyor?
Kamuoyunda bilen var mı, gören var mı?

Nerede şeffaflık?

Çok değil daha bir yıl önce Kayserispor'daki maliye krizinden ötürü Kayseri'deki mal varlıklarını başkalarının üzerine geçirmeyi planlayanlar, ya bir gün AHBAP-Çavuş ilişkisine dönmüş bir birlikle karşılaşırsa ne olacak?

Haluk Levent'in yaşadıklarını her hangi bir birlik ya da dernek yaşamaz mı?
Onun gibi yönetilirse yaşar..

Sevgili gurbetçi hemşerilerim; Güven, kontrole mani değildir.
Hatta, insanoğlunun hata yapmasını engelleyeceği gibi, daha iyi çalışmasına da yardımcıdır..

Siz siz olun; ağaca yaslanmayın kurur, insana dayanmayın ölür.

Sonra it bağlasanız kapıya durmaz!