..

Kısa adı AKİB olan, Avrupa Kayserili İş Verenler Birliği'nin saat kulesinin kullanıyor olmasını eleştirdim.

O zamana kadar başkanı Ali Hızar ile iyi denecek derecede olan dostluğum bir anda bozuldu.
Oradan başlayan gerginlik, AK-İB'in tüzüğüne yansıyan özel ibareleri kaleme almamla devam etti.
O tüzükte yazanlar aklıma AHBAP'ı getirdi.

Bu nedenle kafamda oluşan soru işaretlerini bende mesleğim gereği kaleme aldım.
Ali Hızar ve onun avanesi Avrupalı Avukat, cevap verdi.

Ben o gün ne dediysem şimdi de onu diyorum ve;
Yeni sorular ekliyorum.

Ali Hızar; sağda-solda dava açacağını söylüyorsun ya!
Olur da gerçekten açarsan;
O davanın avukat giderlerini cebinden mi ödeyeceksin, AKİB'e mi ödeteceksin?

Bana cevap vermek için paralı üye olduğun ajansları devreye soktun ya!
O ajansların parasını cebinden mi ödüyorsun, AKİB'e mi ödetiyorsun?

Sosyal medyada güçlü olayım diye internet siteleri ve İnstagram sayfaları kurdurttun ya!
Onların editör parasını cebinden mi ödüyorsun, AKİB'e mi ödetiyorsun?

Bak bu soruları sana, ancak parayla yazdırabileceğin medya yoluyla bana iftira attığın gün yazacaktım ama; ajanslarla anlaşman belki ayda 3-4 haberdir diye..
Bir üst pakete geçme diye..
Bekledim!

Neyse bunlar geçen seferden kalma konu.

Gelelim yeni konumuza!
Avrupa Kayserili İş Verenler Birliği diyorsun ya..
Kayserili olduğunu söylediğin ama ağzından Konya'dan başka şehir ismi çıkmayan adamı neden lanse ediyorsun
Üyelik aidatını hak etmek için mi, sponsorluk geliri sağlayabilmek için mi?

Konya'yı öven bir adamın olduğu birliğin Kayseri Saat Kulesi ile ne işi olur?
Neden Konya'da Mevlana'nın yaşadığı türbenin oralardan bir yeri AKİB'e isteyebiliyor musun?

Ya da istedin mi?
Bu soruların çapı seni aşan konulara girebilir!
İstersen, sormadım say!

Ama Kayseri Saat Kulesi'ni istediğin ve açılışını yaptırmak için davet ettiğin;
TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar'ın,
Kayseri Valisi Gökmen Çiçek'in,
Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç'ın yüzüne bu Konya sanayisi olayından sonra nasıl bakacaksın merak ediyorum.

Şimdi sana bir de fıkra anlatayım..
Adamın eşi ölmüş. Gazeteye gitmiş, en ucuzundan vefat ilanı vermek istemiş. Önüne konan kağıda istediği ilanı yazmış: "Zehra’yı kaybettim üzgünüm." İlan görevlisi yazıyı görünce uyarmış: “İsterseniz uzatabilirsiniz, üç kelime hakkınız daha var" Adam "aynı paraya mı?" demiş. Görevli "evet aynı paraya" deyince, adam üç kelime daha eklemiş: "Satılık Toyota var!" demiş.

Şimdi sen bana cevap versen kotan bitecek.
En iyisi mi hiç görmediğin hem FUAR 38'i övdüğün gibi, hem laf olsun diye bişeyler hakkında açıklama yap hem bana cevap ver..
Hem de, ikisini tek açıklama da ver ki..
Ödemesini nereden yaptığın bilinmeyen ajanslarla anlaşman bir üst paket geçmesin!

Haaa!
Arada cep harçlığı bekleyen ve bu yüzden bana Facebook'tan sallamaya kalkan çapsız meslektaşlarımı da göz ardı etme!