KTO, KAYSO VE KTB 15 Temmuz nöbetinde KTO, KAYSO VE KTB 15 Temmuz nöbetinde

KanadaCenterra Gold firmasının 2019 yılında faaliyete geçirdiği Öksüt Madencilik'te yaşanan Civa zehirlenmesi olayıyla ilgili Develi Adliyesi 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nde başlayan yargılamada oldukça ilginç ifadeler ve bilgiler ortaya çıktı. Şirket yetkililerinin, çalışanları Civalı odada 2'şer saat vardiyalı olarak tuttukları ve 1 gaz maskesi vererek ''Bunu dezenfekte ederek dönüşümlü olarak kullanın'' dedikleri ortaya çıktı.

İTİRAZ EDENE ÖNCE MOBBİNG SONRA İŞ ÇIKIŞI:
ADR olarak tabir edilen altın üretim tesisi içerisinde bulunan altın döküm odasından sızan Civa'nın yetkililerce bilinmesine rağmen, ses çıkartılmadığı hatta haftalarca çalışanlar tarafından solunduğunu ve bu zehre maruz kalmak istemeyenlere de mobbing uygulandığı iddiası mahkeme tutanaklarına yansıdı. Döküm odasıyla, güvenlik odasının tek havalandırmaya bağlı olduğunu ve bu zehri bile bile soluttuklarını açıklayan davacı taraf, oldukça ilginç ifadelerle mahkemenin adeta seyrini değiştirdi. İş Sağlığı Toplantısına kadar maskesiz çalıştıklarını buradaki konuşmadan sonra verilen 1 adet maskenin dönüşümlü olarak kullanılmasının söylendiği ve ''takmadan önce dezenfekte edin'' uyarısının yapıldığı iddia edilen Öksüt Madencilik'te buna karşı çıkan çalışanların önce sürgün sayılacak yerlerde çalışılmasının istendiği, ardından da Proses Müdürü Ömür Yandım tarafından Mobbing yapılarak işten çıkartıldığı sözleri yine mahkeme tutanaklarına yansıdı.

VİP ARAÇLARLA TOPLATILDILAR:
Kanlarında Civa olduğu tespit edilen 71 kişinin muayene için Ankara'ya götürülmeden önce kapılarından VİP araçlarla alındıkları ve muayeneye götürüldüklerini ifade eden davacılar, şirket yetkililerinin şikayetçi olmamaları için baskı yaptıklarını da ifade tutanaklarına geçirtti. 71 İşçiden 63'ünün şikayetini değişik sebeplerden çektiğini, kendilerinin ise davalarından vaz geçmediği için işlerinden atıldıklarını da sözlerine eklediler. Kendilerine hiç bir eğitim verilmediğini de söyleyen mağdurlardan güvenlik odasında çalışanlar ''12 kişi, 2 saatte bir, 3 vardiya olarak dönüşümlü olarak nöbet tutardık. Kapıların açılması yasaktı, zamanla odamıza klima takıldı. Anca o klimada Civa odasıyla tek olan havalandırma merkezine bağlı olduğu için değişen bir şey olmadı'' sözleri ise adete kan dondurdu.

HASTANE YASAĞI:
Civa zehirlenmesine maruz kalanların bayıldığını ve apar topar hastanelere götürüldüğünü de söyleyen davacılar, ''ilk zamanlar hastaneye gitmemize bile izin verilmiyordu. Havalandırma yoktu. Bayılanlar olurdu ama, dışarı çıkmak yasaktı. Kokudan şikayetçiydik ve sürekli bunu yetkililere iletiyorduk. Bayılmalar sıklaşınca, ambulansla hastaneye göndermeye başladılar. İlk zamanlar hastaneye gitmemiz reddediliyordu'' denildi.

AVUKAT UFUK DOĞAN ''CİVA OLDUĞU 2019'DAN BERİ BİLİNİYORDU''
Davacıların Avukatı Ufuk Doğan, Türkiye Müdürü David Bickford'un yanı sıra ve ekibinin 2019 yılından beri cevherde Civa olduğunu bildiklerini ve bile bile sustuklarını söyledi. Avukat Doğan, mahkemede yaptığı konuşmasında, Cevherde Civa olduğunu 2019 yılından beri biliyorlardı. Her şeyi biliyorlardı. Ama, bilmediklerini iddia ettiler. Sunmuş olduğum belgelerde, kendi şirket evraklarında ve mail yazışmalarında bu açıkça ortada'' dedi. Şirketin, 2019 yılında test yaptırdığını ve o tarihten beri cevherde Civa olduğunun bildiğini kanıtladığını da söyleyen Avukat Doğan, burada kasten adam öldürmeye teşebbüs vardır. Bu dava Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmesi gereken bir davadır'' sözleriyle de dikkat çekti.

Editör: Erhan KAN