Kayseri protokolünde bazı isimler, artık sadece toplantılarda değil; cenazelerde de, saatler öncesinden adam gönderip yer tutturur oldu.
Kayseri’de son dönemlerde dikkat çeken ve kamuoyunun da artık sessiz kalamadığı bir durum var;
Yer tutma düzeni.
Özellikle cenaze namazları gibi anlam ve vakar taşıyan ortamların olmazsa olmazı.
Neredeyse tüm kamu yöneticilerinin ya da kurum temsilcilerinin, önceden adam gönderip kendilerine “ön saf” ayırtmaları, hele şükür artık sadece beni iğreti etmiyor.
Bu uygulamanın ne dini, ne insani, ne de kurumsal bir karşılığı olmadığını anlamak için eğitimse gerekli olan; bunu yapan en eğitimliler.
Yok; Makamsa, en makamlılar.
Toplantı da aynı, cenazede de.
Protokol kuralının geçmediği yerdi, cenaze namazları..
Merhum için dua etmeye gelenlerin arasında “ön sırada görünmek” gayesiyle pozisyon kapmak, ne temsil edilen kuruma, ne de şahsiyetlerine artı katıyor.
Sormak lazım bu zat-ı muhteremlere; Makamlarınızda olmadığınız saatlerde koltuğunuza da birini oturtup nöbet mi tutturuyorsunuz?
Bu tuhaf ve görgüsüzce davranışı sergileyenlerin sayısı bir kaç yıl öncesine kadar bir elin parmaklarını geçmeyecek dereceyken, şimdilerde iki elimizi kullanmamız gerekiyor.
Ve ne yazık ki bu kişilerin tavrı, geneli kapsar, gerçekten hakkıyla davrananları da gölgede bırakır oldu.
Hele ki makam, sorumluluk sahibi, saygın (!) görevde olanların buna tenezzül etmesi, en kibar haliyle “Yakışmıyor”
Bu kentte nezaketin, edebin, örfün ve toplum ahlakının hâlâ yaşadığına görmek için, bu zat-ı şahanelerin adab-ı muaşeret kurallarını tatbik etmesi gerekiyor.
Şükür ki, bizlierin gözünde yerini bilenlerin, “yer tutanlardan” çok daha kıymetli olduğu aşikar.
Unutmayın!
Bazı yerler vardır; parayla, adamla, makamla değil, saygıyla, tevazuyla bulunulur.
Cenaze safları da işte tam olarak böyledir.
Yer değil, dua kapar orada insan.