GÜNCEL
Giriş Tarihi : 25-01-2023 11:46   Güncelleme : 25-01-2023 15:13

Murtaza Er; 'Türkiye'de Mimarlık Kültürün Bir Parçası Olarak Görülmeli’

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Mimarlar Odası Kayseri Şube Başkanı Murtaza Er, mimarların yaşadığı sorunlara dikkat çekti.

Murtaza Er; 'Türkiye'de Mimarlık Kültürün Bir Parçası Olarak Görülmeli’

Er, Mimarların genel olarak yaşadığı sorunları gündeme getirerek “Bu mesleğe sahip çıkılmalı” sözleri ile tepki gösterdi. “Türkiye'de mimarlık kültürün bir parçası olarak görülmeli” diyen Murtaza Er, mimarlık mesleğinin hak ettiği değeri görmediğini belirtti.

Hiç mimar ataması olmadığı kaydeden Murtaza Er, şunları söyledi “Mimarlık mesleği birden fazla yöntemle yapılıyor. Mimarlık fakültesini bitirmiş öğrenciliği hayatı sonlanıp mimarlık mesleğine başlamış insanlar bu mesleği farklı yerlerde icra ediyorlar. Dolayısıyla farklı farklı da sorunları oluyor. Mesela kamuda ücretli çalışanların farklı sorunları var. Büro tescilli olanların farklı sorunları var özel sektörde ücretli çalışanların farklı sorunları var. Örneğin ilk olarak yılsonu atamalarından başlamak istiyorum. Dönem atamaları açıklandı devlet tarafından. İlk merkezi atamada mimar ataması hiç yok Geçmişten günümüze baktığımızda belirli ivme ile atamalar hep azalmış.2010 yılında 473 mimar atanmış, 2020 yılında bu sayı 47’ye düşmüş. Mezun sayısına baktığımızda ise 2010 yılında mezun olan öğrenci sayısı 3 bin 551. Fakat 2020’de 8 bin 132 kişi bir senede mezun olan öğrenci sayısı. Odaya kayıtlı mimar sayısı 85 bine yaklaştı. Zaten siz hiçbir şey yapmayıp aynı sayıda atama yapsanız puanlar zaten yükselecek. Ama siz bunun üstüne bir de mimarlık mesleğinde merkezi atamayı da azaltıyorsunuz. Yani Türkiye'de kamuda mimara daha az mı ihtiyaç var? Öyle bir şey yok. Yani her zaman her yerde söyleniyor, idareciler, bürokratlar, siyasetçiler dönüyor bakıyor bizim iyi mimarlık sorunumuz var diyor ama mimar ataması yapılmıyor.”

Yapılan atamalarda çelişki olduğunu belirten Başkan Murtaza Er, “Bir de sonuçta her meslek gibi bu mesleği sadece özel sektörde değil kamuda yapmak isteyenler de var Dolayısıyla o yönde kendilerine zamanlarını ayırıp sınava hazırlanıyorlar. Fakat atamanın sıfır olması meslek odası temsilcisi olarak bizim ve genç meslektaşlarımızın canını sıktı. Bunu mecliste Kayseri vekillerimize ilettik meclis tatile girmişti. Şimdi tekrar onunla alakalı bir çalışmamız var. Bir grafik hazırlayacağız. Bu atamalarla mezun arasındaki çelişki ile ilgili. Onu bir şekilde sunacağız. Yılsonundaki en büyük gündemimiz buydu. Onun dışında zaten öğrenci kurultaylarında bu mimarlık mesleği nereye gidiyor? Bunların hepsini zaman zaman konuşuyoruz. Yani o 85 bin üyenin ne zaman nasıl bu hale geldiğini? 31 tane mimarlık fakültesi vardı. 131 tane mimarlık fakültesi var 20 yılda. En kolay açılabilen bölümlerden biri. Özel üniversiteyi açtığınızda ilk mimarlık fakültesiyle hukuk fakültesini açıyorsunuz. Çünkü talep onlara fazla. Açılma yöntemi de kolay olunca direkt onlar açılıyor. Atama sorunu bu şekildeydi açıkçası” diye konuştu.

Bedel tarifesinin uygulanması noktasında sorunlar yaşadıklarını aktaran Er, “Bizim üye sayımızın yaklaşık Kayseri'de yüzde 20-25’i serbest çalışan mimarlar yani kendi ofisi olan mimarlar. Dolayısıyla piyasa şartları kötüye gidince inşaat sektörü ilk onların işlerini sekteye uğratıyor. Dönemin başında mesela en fazla onu gündeme getirdik. Çünkü pandemiden yeni çıkılmıştı. Pandemide konut stoğunda sorun oldu. İnşaat sektörü, inşaat maliyetlerinden dolayı arttı. Dolayısıyla iş yapılmamaya başlayınca ilk sorun onların sorunu oldu. Orada şöyle bir sorun var. En az bedel sorunu. Mimarlar Odası'nın kendi belirlediği her yıl yapı sınıflarına göre belirlenen bir en az bedel var. Hepsinin birim fiyatları sınıfına göre belirleniyor. Ve siz bir işi yapmak istediğinizde oraya metrekaresini giriyorsunuz. O işin size yapmanız gereken bedeli çıkıyor. Bu bizim en az bedelimiz oluyor. Ama Türkiye'de bu uygulanamıyor. Neden uygulanamıyor? Şöyle, mimarlar kendi arasında bunu uygulayamıyor. Çünkü serbest piyasa şartlarında iş azalınca iş alabilmek için fiyat kırımları oluyor doğal olarak. Tabii o fiyat kırımları da üye sayısı çok fazla olunca kontrol edilemiyor, denetlenemiyor. Biz dedik ki dönem başında bunu devlet, aslında inşaat sektörünün bir aşaması olan, yapıda denetim sisteminde olduğu gibi bu en az bedeli bir şekilde denetlesin. Mezun olan mimar bu işi Mimarlar Odası'nın belirlediği o sisteme girsin, o fiyat üzerinden fatura kessin, yapsınlar. Tabii her mimar aynı değil. İyi mimar da en az bedelin üstünde bedellere yapsın” dedi.

Özel şirketler üzerinden kamuda taşeron olarak teknik personel çalıştırılmasını doğru bulmadığını belirten Başkan Er, “Kamuda çalışan mimarların ücret eşitliği var bir de. Bu sadece mimarların değil mimar mühendislerin, teknik personellerin kamuda aynı ücreti almama durumu. Uzun bir ardan sonra Sözleşme sorununu çözdü devlet ama bunun sisteminin olması lazım. Daha önce 2013’te çözüldü 2011’de çözüldü. Anladığımız kadarı ile de son çıkarılan yasa belirli dönemlere inisiyatife bırakmadan bu sorunu çözdü, emeği geçenlere teşekkür ederiz. Özel şirketler üzerinden kamuda taşeron olarak teknik personel çalıştırılmasını doğru bulmuyoruz” İfadesinde bulundu.


 

Goncagül YıldızGoncagül Yıldız

Editör